KARTON KAHRAMANLAR VE SERAHSİ

 

Akıllı telefonlar, sosyal medya, sanal âlem, fenomenler, sanal kahramanlar, likeler, beğeniler, favoriler ve daha neler neler…

Evet, bu sayıda üst başlığımız ‘’Akıllı(!) Telefonlar’’. Sizlere bu konu ile alakalı ağabey ve kardeşlerimiz çok güzel yazılar yazdılar bu yüzden ben bu konunun detaylarına, artılarına ve eksilerine girmek istemiyorum.

Sizlere sadece etraf bu kadar kavram kargaşasına bulanmışken, karton fenomenler ve plastik popülerler ortalarda boy gösterirken ilginç hayatı ve müthiş dik duruşu ile bizlere ‘’Hadi canım sen de’’ dedirtecek bir âlimi; Serahsi’yi anlatmak istiyorum kardeşlerim. Umulur ki onun hayatı bizlere bir küçük kıvılcım olur ve bir örneklik teşkil eder.

İnsan, aklının sınırlarını zorlamadıkça ilme ulaşamaz

“Rüyanızın gerçek olmasını istiyorsanız önce uykudan uyanmanız gerekir”  der bir yazar. Yaşadığımız teknoloji ve internet çağında tek tıkla binlerce ayete, yüzbinlerce hadise ve milyonlarca kitaba aynı anda ulaşabilmek mi acaba bizleri böyle tembel ve miskin hale getiren?

İmam Serahsi'nin hayatını okuduğunuzda akla ilk gelen bu oluyor aslında. Onun o muazzam hafızası, müthiş ilmi, ibadet aşkı ve Allah'ın bunların sonunda ona bahşettiği izzetli bir ömür. Karahanlılar devri âlimlerinden olan Serahsi,  66 yaşında iken hükümdarın halktan aldığı haksız ve fazla vergiler için itiraz eder, halka da bu vergileri vermemeleri hususunda uyarılarda bulunur.

Bunun üzerine düşmanlarının kışkırtmaları sonucu Hakan Emir Hasan tarafından  "halk hareketinin sevkedicisi olarak" 1073 yılında şehrin kalesinin kuyularından birine hapsedilir.

Kuyudan yazdırılan kitap

Böylece İmam Serahsi için hayatının meşakkatli lakin bir o kadar da bereketli geçecek olan 15 yılı başlar. Serahsi, bu atıldığı ve atan kişilerin onu ölüme ve yalnızlığa terk ettiklerini "zannettikleri" kuyuda Rabbiyle baş başa kalır, geceleri uzun nafile namazlar kılar, gündüzleri oruç tutar.

İnsanı hayrete düşüren şeyler ise bu esnada başlar. Bu kuyu hapisliğinde kütüphanesinden, kitaplarından ve tüm imkânlardan "men edilen veya öyle zannedilen" Serahsi, kuyunun başına toplanan öğrencilerine tam 30 ciltlik bir külliyat yazdırır.

El Mebsut adındaki bu müthiş fıkıh usulü kitabını öğrencilerine hiçbir yardım almaksızın, kuyudan onlara bağırarak yazdırırken, İmam Serahsi bazen hüzne kapılır ve "Keşke şimdi kitaplarım yanımda olsaydı da size bu konuda daha çok şey söyleyebilseydim" demekten kendini alamaz. Cuma namazıyla ilgili bir bahsi yazdırırken ise öğrencileri kitaba insanın içini acıtacak şu notu düşerler: "Bize bunları yazdıran insan ne Cuma’ya, ne cemaate gidebilen bir insandır.”

Soğuk su yüzünden abdestten vazgeçmeye utanmıyor musun?

Derslerini icra ettiği kuyu hapsinde, İmam, bir gün bir talebesinin mevcut olmadığını fark eder. Sorması üzerine bir başka talebe, arkadaşının abdest almaya gittiği ve bizzat kendisinin de o gün hüküm sürmekte olan şiddetli soğuk sebebiyle bundan vazgeçtiği cevabını verir. Bunun üzerine o büyük fakih, talebesine şöyle der: “Allah seni affetsin. Bu kadar soğuk yüzünden abdestten vazgeçmeye utanmıyor musun? Hâlâ hatırımdadır. Ben Buhara’da talebe iken bir gün sağlığımdan muzdarib idim ve günde kırk defa rahatsızlığım beni çaresiz bırakıyordu. Her defasında da abdest tazelemek için ırmağa gidiyordum. Öyle soğuk idi ki, odama geldiğimde mürekkebi donmuş buluyordum, sonra onu bir müddet göğsüme sürüyordum ve göğsümün harareti onu eritince notlarımı yazmaya devam ediyordum.”

 

30 ciltlik eser!

“İnsan, aklının sınırlarını zorlamadıkça ilme ulaşamaz” sözü Serahsi’nin hayatında vücut buluyordu adeta. O, atıldığı kuyuda aklının ve ilminin sınırlarını zorluyor, bizlere 30 ciltlik bir eser bırakmanın ötesinde ilmin özünün kalpte olduğunu, satırlara dökülenin sadece onun meyvesi olduğunu gösteriyordu.

Şimdi dönsek kendimize ve sorsak cesurca;

Bahanelerimiz neler? Tembelliğimizin sebebi nedir? Neden kitap okumaktan nefret eder bir nesil olduk? Neden bir işi nasıl yapacağımızdan çok, ne olursa bu iş olmazı konuşuyoruz artık? Neden hayatımız okul, ev ve bilgisayar üçlemesinin arasına sıkışıp kaldı? Neden örneklerimizi kendi ‘’Medeniyetimizden’’ değil de ‘’Karton Kahramanlardan’’ seçiyoruz?

Eğer bütün bu soruları sen de kendine sormaya başladıysan ‘’Işık’’ var demektir.

Not: Bu müthiş âlimin müthiş kitabı el-Mebsut’u bizlere kazandıran ve Serahsi’yi tanımamıza vesile olan Prof. Dr. Cevat Akşit Hocaefendi’ye hayırlı, sağlıklı ve bereketli bir ömür dilerim. Allah ondan ebeden razı ve hoşnut olsun.

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Karikatür yarışmasında ödüller sahiplerini buldu

08.03.2018

  İMH Günışığı Derneği tarafından, Geleceğin Çizerleri Projesi kapsamında, Eyüp
İMH Günışığı Sabah Namazı Buluşmaları Kaldığı Yerden Devam Ediyor

24.01.2018

Çalışmalarımızı bereketli kılan, yıllardır sabah namazı ile beraber sürdürdüğümüz
İMH Günışığı Sabah Namazı Buluşmaları devam Ediyor

27.11.2017

  Çalışmalarımızın bereketini sabah namazıyla beraber yıllarca sürdürdüğümüz
İMH Günışığı Sabah Namazı Buluşmaları ‘Şükür’ Sohbeti ile Başladı

29.10.2017

  İnsan ve Medeniyet Hareketi Günışığı Derneği gönüllülerinin dönem boyunca ayda
Yaz Okulu Defterim

20.06.2017

    Kitap ve defter eğitim ve öğretim faaliyetlerinin olmazsa olmaz iki materyalidir.
Sabah Namazı Buluşması Gerçekleşti

04.05.2017

  30 Nisan 2017 Pazar günü bu dönem sabah namazı buluşmasının 7.sini yaptık. Rabbimi
“EGOP Yılın Kitap Kurdunu Seçiyoruz” Etkinliği Sınavı Gerçekleştirildi

21.01.2016

“EGOP Yılın Kitap Kurdunu Seçiyoruz” Etkinliği Sınavı Gerçekleştirildi   Oku ki
EGOP çalışması tüm hızıyla devam ediyor

19.01.2016

EGOP çalışması tüm hızıyla devam ediyor İMH Günışığı Derneği'nin gerçekleştirdi
Şirinler Sınıfının Renk Grafiği 1. Rengimiz Kırmızı Çıktı

27.10.2015

Şirinler sınıfının renk grafiği 1.rengimiz kırmızı çıktı      &nbs
Şirinler sınıfı sanat etkinligi dersinde...

27.10.2015

    Şirinler sınıfı sanat etkinligi dersinde dolu dolu vakit geçirdi.  
Gül Bahçesi Çocuk Etkinlikleri Kayıtlarımız Devam Ediyor

01.10.2014

Günışığı Derneğimizin bünyesinde devam eden Gül Bahçesi Çocuk Etkinlikleri Kayıtlar

Yazarlar / MAKALELER


IMAGE
Hamza Günay
IMAGE
Mustafa Yücel
IMAGE
Nihat Demir

ALINTI YAZILAR



 

 

 

UYELER İÇİN