HÜZÜNDÜR EN ÇOK YAKIŞAN BİZE

“arkadaşlar bizler birbirimizi büyüttük, kıymetini bilelim birbirimizin…”

Sevmek ölmekle başlar isimli bir kitap okumuştum, uzun yıllar önce. O zamanlar kelimeler ve içinde beslediği duygular bu kadar kaypak, yavan ve hissiyatsız değildi. Yaşadığı şehre ve şehrin insanlarına ruh katıyordu kelimeler.Harfler, harp düzeni alıyordu, şairin değişiyle. Ruhsuz şehirlere, gönlü kurumuş,çoraklaşmış dimağlara anlam katıyor, Müslüman yürekler yetiştiriyordu iman etmiş kelimeler.

Zamanın ruhunu yakalayan mü’minler, iman etmiş o kelimeler üzerinde kutlu bir sevdayı yeşerttiler bu topraklarda. İçinde riya olmayan bir adanmışlıkla yükselttiler rabbin sözünü. Kardeşliğin, dostluğun, vefanın, paylaşmanın, doğallığın, samimiyetin ve küskün olmamanın ne demek olduğunu öğrettiler, yaşayarak. Bir çınar olmanın, yıllar geçse de ayakta kalmanın, zamanın ruhunu kavramanın, zamanın ruhunu anlamanın, dünya dilinde bir karşılığı olmadığını, zamane müslüman’ı olmadıklarını gösterdiler bizlere.

Oysa bizler, önümüzde ki bunca rehberliğe rağmen sürekli bir koşturmacanın içerisindeyiz. Etrafımızda neler olup bittiğinin farkına varmadan yaşıyoruz. Arkadaşlarımızla, kardeşlerimizle, dostlarımızla yaşadıklarımızı, paylaştıklarımızı bir cümleyle, bir bakışla, bir dedikoduyla hemen bitiriveriyoruz.Dava kardeşliği, dava arkadaşlığı, birlikte yaşlanacağız sözcükleri artık anlamsız geliyor. Birlikte sevdalandığımız davayı unutuveriyoruz, sırtımızı dönüyoruz hemen. Dün uğruna mücadele ettiğimiz değerleri bugün küçümsüyoruz.

Daha büyük sevdalara yazdırmak istiyoruz adımızı, neon ışıklarla şehrin meydanlarına.” Küfre yaklaştıkça inancım artıyor”, demişti şair. Artık içinde olmaktan hoşlanıyor hale geldik.

arkadaşlar! Bizler birbirimizi büyüttük, birbirimizin kıymetini bilelim…” demişti, Bahattin abi. Bu söz darb-ı mesel gibi dolaşıyor sohbet mekânlarında…

Birbirimizin kıymetini ne de az bilmeye başladık, kıyasıya eleştiriyoruz çevremizdekileri, kimseye yanılma payı bırakmıyoruz. Kılıçtan keskin cümleler dolaşıyor ceplerimizde. Pervasızca harcıyoruz iyi niyet temennilerimizi. Bizden sonraki nesle, ruhsuz kelimeler, samimiyetsiz dostluklar bırakıyoruz miras olarak.

Oysa ne güzel söylemiş kitabın sahibi; “sizler, günah işlemeyen, hata yapmayan bir topluluk olsaydınız, sizleri helak eder, yerinize günah işleyen bir topluluk gönderirdim.”

Dün birbirlerini büyüten insanlar, bugün birbirlerini toprağa veriyorlar. Fuad abi, Bülent, anısı ve yarası hala taze Hasan Demirel, Numan arıman… Hepsinde bir yaşanmışlık var heybemizde.

Şimdi!!! Şimdi hayatın tamda ortasında Afgan dağlarından haber yayılıyor, Bahattin abinin bindiği uçak düşmüş…Ölüm, büyüsünü bozuyor hayatın, bütün denklemler bozuluyor; bayağılaşıyor hayat, kan çekiliyor şehrin damarlarından. Yaşam, şehrin kıyısında kalıyor, kol geziyor ölüm şehrin meydanlarında.

Bahattin abinin yürüdüğü, nefes aldığı heryere sırasıyla uğruyor ölüm, ardına ayak izlerini takip eden sevenlerini takarak. Bahattin abi, bu yalancı dünyada sahici bir adamdı. Dostluk, kardeşlik, ağabeylik, vefa, mücadele, azim- gayret kısacası güzele dair ne varsa üzerinde taşırdı bahattin abi. Bundan sonra onu sevenlere düşen bahattin abinin yıllarca emek verdiği bu ruhu anlamak ve ona göre yaşamaktır. Bahattin abinin, birleştiriciliği, geniş yürekliliği, mücadele azmi hepimizin örnekliği olmalı.

Hepimiz bir gün öleceğiz. Bu kaçınılmaz bir gerçek. “ölüm güzel şey, budur perde ardından haber, hiç güzel olmasaydı ölür müydü peygamber…”

Bahattin abinin ölümü ibret vesilesi olmalı, aşk vesilesi olmalı, uhuvvet vesilesi olmalı bizler için. Ağabeylerimizle, kardeşlerimizle kırgın ve küskün yaşamak, aynı zamanda “ birbirinizi sevmedikçe iman etmiş olmazsınız” hadis-i şerifine muhalif yaşamaktır. Muhalif duruşumuzu birbirimize karşı değil,düşmanlarımıza karşı örgütlemeliyiz.Bahattin abiyi biraz tanıyan, onun, İslam’a hizmet eden herkesi kucaklayan, geniş yüreğini, harlı yüreğini anlamıştır diye düşünüyorum. Madem hayatı bizim için bir rehberlikti, ölümü de öyle olmalı.

Bu ölümden payımıza düşen, hüznümüzü çoğaltmak ve anlamlı bir kavgaya tutuşmaktır. Ölümü ve hayatı elinde tutan RABB adına…

Vaktidir, bir dağı aşarken bir başka dağın ellerinden almak çiçek tohumlarını...

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

İMH Günışığı Yaz Etkinlikleri Başlıyor...

23.05.2019

  İMH Günışığı Derneği Yaz Etkinlikleri başlıyor. Deneyimli Eğitmenler nezar
Sabah Namazı Buluşmalarında Bu Ay Şahin İbrahim Güleryüz Hocamızı dinledik

27.12.2018

  Çalışmalarımızı bereketli kılan, yıllardır sabah namazı ile beraber sürdürdü
Karikatür yarışmasında ödüller sahiplerini buldu

08.03.2018

  İMH Günışığı Derneği tarafından, Geleceğin Çizerleri Projesi kapsamında, Eyüp
İMH Günışığı Sabah Namazı Buluşmaları Kaldığı Yerden Devam Ediyor

24.01.2018

Çalışmalarımızı bereketli kılan, yıllardır sabah namazı ile beraber sürdürdüğümüz
İMH Günışığı Sabah Namazı Buluşmaları devam Ediyor

27.11.2017

  Çalışmalarımızın bereketini sabah namazıyla beraber yıllarca sürdürdüğümüz
İMH Günışığı Sabah Namazı Buluşmaları ‘Şükür’ Sohbeti ile Başladı

29.10.2017

  İnsan ve Medeniyet Hareketi Günışığı Derneği gönüllülerinin dönem boyunca ayda
“EGOP Yılın Kitap Kurdunu Seçiyoruz” Etkinliği Sınavı Gerçekleştirildi

21.01.2016

“EGOP Yılın Kitap Kurdunu Seçiyoruz” Etkinliği Sınavı Gerçekleştirildi   Oku ki
EGOP çalışması tüm hızıyla devam ediyor

19.01.2016

EGOP çalışması tüm hızıyla devam ediyor İMH Günışığı Derneği'nin gerçekleştirdi
Şirinler Sınıfının Renk Grafiği 1. Rengimiz Kırmızı Çıktı

27.10.2015

Şirinler sınıfının renk grafiği 1.rengimiz kırmızı çıktı      &nbs
Şirinler sınıfı sanat etkinligi dersinde...

27.10.2015

    Şirinler sınıfı sanat etkinligi dersinde dolu dolu vakit geçirdi.  
Gül Bahçesi Çocuk Etkinlikleri Kayıtlarımız Devam Ediyor

01.10.2014

Günışığı Derneğimizin bünyesinde devam eden Gül Bahçesi Çocuk Etkinlikleri Kayıtlar

Yazarlar / MAKALELER


IMAGE
Nihat Demir
IMAGE
Oğuzhan KABAKCI
IMAGE
Sinan Özyurt

ALINTI YAZILAR



 

 

 

UYELER İÇİN