İnsanın içinden kurduğu cümlelerin ağırlığını,

omuzlarında hissettiği vakitleri,

iyi yaşaması gerekiyor.

İçimiz ,

en büyük şansımızdır çünkü.


NURİ PAKDİL

Muhasebe; İnsanın kendini sorgulaması, kritiğe tabi tutması ve hep olması gerekenle, olduğu yeri düşünüp ona göre yeniden derlenip toparlanmasıdır. Yapılan hatalar içe yönelik bir muhasebe ile yapılması gerekip de yapılmayanlarda yine içe yönelik bir muhasebe ile neticelendirilebilir. Muhasebe yapabilmek için öncelikle insanın durduğu yeri iyi bilmesi, konumunun farkında olması gerekir.

Allah insanı yaratmış ona; doğruyu ve yanlışı ayırt edecek bir anlayış vermiştir. Kulluğunu sınamış, dünyayı insan için bir imtihan yeri kılmıştır. Bu imtihan, kişilerin kalbinde, zihninde ve yaşantısında( Allah, peygamber ve kitap) farklı karşılıklar bulmuştur. Bu karşılıklar kimimiz için İslamın ibadi yönüne, kimimiz için siyasal alana, kimimiz için eylemsel bir pratiğe dönüşmüş, kimimiz içinse bunların hepsini ve daha da fazlasını içinde barından mutmain bir imana dönüşmüş, iman- eylem birlikteliği oluşturmuştur.

Resulullahın Peygamber olarak muhataplarıyla ilk irtibatı tebliğ göreviyle başlar. Müddesir suresindeki “kalk ve uyar, Rabbini tekbir et” ifadeleri ile hem insanlık vahiyle tanışmış, hem de vahyin tebliğ süreci başlamıştır. Peygamber müzzemmil suresinde geçen şahitlik vasfı gereği iman ettiği dini açık ve yaşayarak tebliğ etimiştir.

Bu tebliğ vazifesi Peygamberi örnek ve rehber edinen Müslümanlar için farklı zaman ve mekanlarda kendini çeşitli eğilimlerle göstermiştir.

Bu eğilimlerin bazılarını şöyle sıralayabiliriz.

Allaha kulluk sorumluluğu, tebliğ ve davet mükellefiyeti, islamın devlet talebi, Müslümanların sistemle olan mücadelesi, ferd-cemaat ilişkisi vb.

Bu ilişkide ya da süreçte fertlerde ve cemaat yapılanmalarında zaman zaman bir takım öncelikler ve değişimler varolagelmiştir..

Türkiye’deki İslami hareketin büyümesi, dalbudak salması, köklerinin oluşmasında ve toplumsal mevzi kazanmasında önemli etken davayı sınırsız bir şekilde sahiplenip yaşam biçimi haline getiren Müslüman fertlerin çabası olmuştur. Peygamberin ashabıyla kurduğu ilişkiyi, İslamı birebir kendi hayatına yansıtan, Akabe biatında olduğu gibi Peygambere 1400 yıl sonra aynı heyecan ve samimiyetle biat eden Müslümanların varlığı oluşturmuştur.Dava davetçiden önce gelir prensibi gereği; amellerin karşılığını hesapsız rızık şeklinde Allah verecek bilinciyle gece gündüz mücadele eden(İslami mücadele için) , kariyer planlamasın yapmayan, eşini ve çocuklarını ihmal eden, rejimle – kolluk kuvvetleriyle karşı karşıya gelen, dinin vacibini yerine getiren, kardeşliği üst sınırlarda yaşayan Müslümanlar.

Sonra bir şey oldu birimiz-bazılarımız- çoğumuz için uğruna canımızı -malımızı- geleceğimizi feda ettiğimiz değerler faydasız gereksiz, boş olarak görülmeye başlandı. “Hep aynı sohbetleri yapıyoruz, geçmişte yaptıklarımız hataydı, boşa yaşamışız, yıllarımız heba oldu” deyip onca yaşanılanları, ilmek ilmek ördüğümüz düşünce örgülerini terk ettik. Kardeşlik anlayışımızı yitirdik, dost olmayı unuttuk, dostlarımızın üzerini çizdik.

Bu satırların sahibi de dahil; her birimizin davayı, mücadeleyi, halkaları, dostları, İslami düşünceyi zaman zaman ya da sürekli bir şekilde terk etmemizin çeşitli nedenler var. Ama şunu unutuyoruz.

Yaratıcıya, nimet verene, dinin sahibine küsülmez.

Çünkü; dün yaptıklarımızın hepsi onun için, onun adınaydı.

“Yunus’u da hatırla; Hani o bir zamanlar öfkelenerek gitmişti de bizim kendisini asla sıkıştırmayacağımızı sanmıştı. Sonra karanlıklar içinden ‘Senden başka tanrı yoktur. Seni her türlü eksiklikten uzak tutarım ben kesinlikle zalimlerden oldum’ diye dua etti.” Enbiya 87

Zaman değiştikçe ahkamda değişir. Fakat değişecek hükümlerin islamın değişmezleri çerçevesinde olacağını unutmamak gerekir

“Biz yürürlükten kaldırdığımız veya unutturduğumuz herhangi bir mesajı mutlaka daha iyisi ve bir benzeri ile değiştiririz. “ Bakara 106

Süreklilik ve ilahi kaynağa bağlı değişme islamın iki büyük hayati özelliğidir.

Allaha karşı kulluk, davet ve tebliğ sorumluluğu, emr-i bil maruf nehyi anil münker bilinci, mümin kardeşliği hala değişmedi. Bir insanın kelime-i şehadet getirmesi Müslüman olmasına yetse de, Müslüman kalması ve Müslüman ölmesi için yeterli değildir. Kur’an-ı Kerim iman ile ameli birlikte zikreder.

Her birimiz için her gün bir tutanak düzenleniyor. Kendimizle hesaplaşalım, özeleştiri ve nefis muhasebesi yapalım. İnsan nasıl meta ile sınanıyorsa muhakkak zaman ile de sınanıyor. Hayat çizgimizin ne aralıklarla zikzak çizdiği mühim olsa gerek. Geçmişimizle şu anın arasındaki zikzakın boyutu nedir? Her değişimin kendi içerisinde bir rasyonelliği vardır. Ama tutarlı mıdır, sağlaması yapılmış mıdır?

Hatalarımızı mı yargılıyoruz, uğruna mücadele ettiğimiz değerleri mi kendimize bir soralım.

Vicdanen bizi rahatsız eden her şeyin harama yakın olduğu söyler fıkıh alimleri. Kişi için noksanını bilmek gibi irfan olmazmış.

Şüphesiz geçmişe ait birçok sorun, gözden geçirilmesi gereken birçok konu var. Lakin zaman ilerliyor ve imani sorumluluğumuzda devam ediyor. İslami mücadelenin inşası ve sağlam temeller üzerine bina edilme sorumluluğu gibi.. İslami yapılanmaların, cemaatlerin değişimleri irdelenmeli, sağlıklı bir zemine oturtulmalıdır. Ama unutmamalıyız ki cemaatleri ferdler oluşturur. Öncelikle ferdlerin değişimi ve yaşamı öncelenmeli, ferdler kendilerine çekidüzen vermelidir. Sağlam karakterli, özgüven sahibi, ilmi donanımlı, geçmişi ve şu anı arasında sağlam kenetlenme kuran ferdler ve yapılar geleceğe emin ilerleyebilir. Ferdlerdeki ve hareketteki değişim tecdid ve tekamül seviyesinde olmalıdır.

Geçmişin samimiyetini, içtenliğini, fedakarlığını, azmini bugüne taşımalı, içinde bulunduğumuz anın belirleyiciliği içerisinde, ortak bir dille aynı inancın eyleminde olmalıyız. Mekanı ateşleyen devrim, şimdide, zamanı ateşlemeli. Dün hepimiz gençtik bugün olgunlaştık ama olgunluk hikmeti de beraberinde getirmeli. Fazla olgunluk ise ruhun çürümesine sebebiyet vermemeli.

“O gün her nefis yaptığı her hayrı hazır bulacaktır. İşlediği her kötülüğü de.. O kötülükle arasında bir mesafe olmasını ister. “ Al i İmran 30

Varolmalıyız!!!

Varolmak, etki etmek, hareket etmektir, ameldir. Varolmak kişiliktir. Yaşamak basitçe bir varoluş değildir. Yaşamak faal olmak endişeler taşımaktır, sorumluluk yüklenmektir.

Bizlerin yanıbaşımızda bize benliğimizi, kimliğimizi hatırlatacak işaret taşları dostlarımız, kardeşlerimiz, ağabeylerimiz, ablalarımız olmalıdır. O zaman yarın ölecek gibi ahiret için hazırlık yapar, dünyadan da nasibimizi unutmayız. Bir işten yorulunca hemen diğerine kalbi selim bir şekilde koyuluveririz.

Unutmayalım,

Biat olmayınca Akabenin hiçbir anlamı yoktur.


Sorgu başlamıştır içinizden yargılanıyorsunuz.

 

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

İMH Günışığı Yaz Etkinlikleri Başlıyor...

23.05.2019

  İMH Günışığı Derneği Yaz Etkinlikleri başlıyor. Deneyimli Eğitmenler nezar
Sabah Namazı Buluşmalarında Bu Ay Şahin İbrahim Güleryüz Hocamızı dinledik

27.12.2018

  Çalışmalarımızı bereketli kılan, yıllardır sabah namazı ile beraber sürdürdü
Karikatür yarışmasında ödüller sahiplerini buldu

08.03.2018

  İMH Günışığı Derneği tarafından, Geleceğin Çizerleri Projesi kapsamında, Eyüp
İMH Günışığı Sabah Namazı Buluşmaları Kaldığı Yerden Devam Ediyor

24.01.2018

Çalışmalarımızı bereketli kılan, yıllardır sabah namazı ile beraber sürdürdüğümüz
İMH Günışığı Sabah Namazı Buluşmaları devam Ediyor

27.11.2017

  Çalışmalarımızın bereketini sabah namazıyla beraber yıllarca sürdürdüğümüz
İMH Günışığı Sabah Namazı Buluşmaları ‘Şükür’ Sohbeti ile Başladı

29.10.2017

  İnsan ve Medeniyet Hareketi Günışığı Derneği gönüllülerinin dönem boyunca ayda
“EGOP Yılın Kitap Kurdunu Seçiyoruz” Etkinliği Sınavı Gerçekleştirildi

21.01.2016

“EGOP Yılın Kitap Kurdunu Seçiyoruz” Etkinliği Sınavı Gerçekleştirildi   Oku ki
EGOP çalışması tüm hızıyla devam ediyor

19.01.2016

EGOP çalışması tüm hızıyla devam ediyor İMH Günışığı Derneği'nin gerçekleştirdi
Şirinler Sınıfının Renk Grafiği 1. Rengimiz Kırmızı Çıktı

27.10.2015

Şirinler sınıfının renk grafiği 1.rengimiz kırmızı çıktı      &nbs
Şirinler sınıfı sanat etkinligi dersinde...

27.10.2015

    Şirinler sınıfı sanat etkinligi dersinde dolu dolu vakit geçirdi.  
Gül Bahçesi Çocuk Etkinlikleri Kayıtlarımız Devam Ediyor

01.10.2014

Günışığı Derneğimizin bünyesinde devam eden Gül Bahçesi Çocuk Etkinlikleri Kayıtlar

Yazarlar / MAKALELER


IMAGE
Nihat Demir
IMAGE
Oğuzhan KABAKCI
IMAGE
Sinan Özyurt

ALINTI YAZILAR



 

 

 

UYELER İÇİN