İnsan ve Medeniyet Hareketi Yüksek İstişare Kurulu BaşkanıMehmet Güneyağabeyimiz Günışığı Hamidiye Temsilciliğimizde, İslami çalışmaların dünü, bugünü ve geleceğini anlattı.
 
 
Yoğun katılımın gerçekleştiği sohbetin satır başları şöyleydi:
 
Hareketimizin Geçmişini Bilmenin Önemi
Sabahattin Zaim’in sözü, bizim izleyeceğimiz yolu gayet iyi belirtir:“Geçmişi iyi bilirseniz ve yorumlarsanız, geleceği daha iyi planlarsınız.”
Hareketimizin, İslami çalışmalarımızın özelliğini belirtirken bu hareketlerin, çalışmaların nasıl bir ortamda doğduğunu, hangi şartlarda geliştiğini anlatmamız gerekmektedir. Geleneği olmayan hareketlerin kıymetlerinin olmadığını biliyoruz. Bu bakımdan geleneğimizi tanıyalım ki çalışmamızı da anlayabilelim ve gelecekte bu çalışmaya bu anlamda yön verebilelim.
 
 
Türkiye’deki İslami Çalışmaların Kökeni
İmparatorluk zihninden ulus-devlet zihnine geçiş yapıldığında, toplum iradesinin olmadığı demokratik yönetim ile birlikte belli bir zihin daralmasına maruz kalmıştır bu coğrafya insanı. Bazı tarihçilere göre Türkiye Cumhuriyeti devleti, Osmanlı İmparatorluğu’nun devamı niteliğindedir.Eğer bu noktada samimi olsalardı, bu toplumun kıyafetini, kılığını, inancını değiştirmeye çalışmazlar, bununla uğraşanları sahiplenmezler ve onlardan yüz çevirirlerdi.Tarihsizliğin en büyük talihsizlik olduğuna bu toplum olarak bizler şahit olduk. Evet, cumhuriyetle birlikte bu toplum tarihsizleştirilmeye maruz kalmıştır. Bu sıkıntılı dönemlerde Cumhuriyet Halk Fırkası (daha sonradan Cumhuriyet Halk Partisi olmuştur) halka baskı yoluyla, kanunsuz bir şekilde bu topraklardaİstiklal Mahkemelerikurmuştu. Yargılanma sebeplerini dahi bilmeden, birçoğu suçsuz bir şekilde birçok insan bu mahkemelerde asılmış ve şehit edilmişti. Bu mahkemelerde şehit edilen öncülerimizin sayısı benim tespitime göre 1054’tür.Bizler İskilipli Atıf Hoca’nın ve diğer âlimlerimizin öçlerinin takipçileri olmalıyız. Bu ülkenin İstiklal Marşı’nı yazan şahsiyeti 11 yıl boyunca sürgüne gönderilmişse bunu asla unutamayız. Bizler tarihsiz olamayız!
 
 
1946 yılına gelindiğinde, Türkiye Cumhuriyeti çok partili sisteme geçmiş ve 1950-60 yılları arasında CHP iktidardan düşürülerek Demokrat Parti (DP) iktidarı başa gelmiştir. Bu dönemle birlikte İslami anlamda olumlu gelişmelere tanıklık edilmiştir. Ezan yeniden Arapça okunmaya başlanmış, İslami faaliyetler daha serbest hale gelmiş vs. 1960 yılındaki darbe sonrasında ise Türkiye’de aslına dönüş süreci ve yeniden toparlanma yılları yaşanmıştır.Bu dönemlerde İslam Devletleri olmadığından dolayı Müslümanların beslendikleri kaynaklar İslami Cemaatler olmuşlardır. Bizler de, bu ülkede imanın bıçak sırtında olduğu dönemde ortaya çıkan ve gayret sarf eden Said-i Nursî'den, Süleyman Hilmi Hoca’dan beslendik.
 
 
Tüm bunların yanında Türkiye’de İslami çalışmaların dönüştürücülüğünde tasavvufun etkisini asla göz ardı edemeyiz. Eğer bu ülkede Abdulhakim Arvasi olmasaydı Necip Fazıl gibi birisini kazanmak, İslami çalışmalara enjekte etmek asla kolay olmazdı. Bunun yanında İskenderpaşa ve Erenköy Tarikatlarının dönüştürücülüğü de oldukça önemlidir.Tüm bu yerli damarların yanı sıra, özellikle Hasan el-Benna’nın “İhvan-ı Müslimin” hareketi ve Mevdudi’nin “Cemaat-i İslami” hareketi bizlerin zihinsel dönüşüm geçirmemizde önemli pay sahibi hareketlerden olup İran Devrimi de bizlerde iz bıraktığı cihadî, mücadele ile alakalı kavramlar vasıtasıyla beslendiğimiz başka bir damarı oluşturdu.
 
 
 
İnsan ve Medeniyet Hareketi’nin Kökleri
Bizler İMH olarak 40 yılı aşkın hizmet geçmişimizle, tabir-i caizse çınarlaşmış (geçmişe sahip) bir hareketiz.Bu geçmiş 1916 yılında kurulan, ancak 1960’lı yılların sonuna doğru Burhaneddin Kayhan ağabeyimizin önderliğinde, Müslümanların denetimine geçen MTTB ile ilk teşkilatımız ile başlamış oldu.İslamcılığın ete kemiğe büründüğü dönemde, tabir-i caizse karizma ismi Burhaneddin Kayhan idi…Onun yazmış olduğu “Müslüman Gençliğin Stratejisi” isimli eser, MTTB’nin hitap kitlesinin okuyan gençlik olduğunu gösteriyordu. Yeri gelmişken söyleyelim, Ankara’daki siyasi kadrodaki arkadaşların ekseriyeti bir dönem MTTB’de görev yapmış insanlardır. Böylesine bir kuşatıcılığı bulunmakta idi MTTB’nin Müslümanlar gözünde…
 
 
Sizler kadar, bizler İslam’ı tanımıyorduk o dönemlerde… Zamanla, bu teşkilatların vesilesiyle – teknede hamurun yoğrulması gibi- bizler de yoğrulmuş olduk. Bu noktada, Sabahattin Zaim’in “Bir Ömrün Hikâyesi” kitabını eğitim birimindeki arkadaşların değerlendirmelerini tavsiye ederim.
 
Sanırım 73 yılında, Çanakkale’de, kendimizi meşrulaştırmak, insanlara tanıtmak için gittiğimiz bir zaman alanda bulunanülkücülerle benzer armaya (kurt arması) sahip olduğumuzu görmüş ve bundan sonra armamızı Kur’an’ı simgeleyen kitap ile değiştirmiştik.Armamızda yaptığımız bu dönüşüm, bizim zihinsel dönüşümümüzü de gerçekleştirmişti.
 
 
 
1975-76 yıllarına gelindiğinde, siyasallaşmanın bizi oldukça etkilediği bir ortamda,“Akıncılar” teşkilatı Türkiye çapındaki 1200 kuruluşu ile öğrenci olan ve öğrenci olmayan gençleri kuşattı. Böylesine bir kuşatma MTTB’nin sadece öğrencileri hedef alan kuşatma hareketinden farklılık göstermekteydi. Bu durum, yani vizyondaki farklılık MTTB ile Akıncıların rakip teşkilatlar olduğu düşüncesine yol açtı. Unutulmaması gereken: “MTTB ile Akıncılar asla birbirlerine rakip olmadı.”
 
Bu dönemdeki kısacık, unutulmaz bir anıyı zikredelim:“İslami Hareket Engellenemez” sloganı, Eminönü’ndeki Yeni Camii önünden -toplu yürüyüşle- geçerken spontane şekilde (kendiliğinden) çıkmıştı.
1980 İhtilali ile bütün faaliyetlerimiz durduruldu. İslami dava uğruna yıllardır verilen emek bir anda silinip gitti. Dün suçsuz kişiler iken 12 Eylül 1980 tarihi itibari ile suçlu ve sorguya çekilen insanlar olduk. Bunları anlatmamın sebebi, buralara gelirken bu cemaat olarak birçok şeyin bedelini bizler ödedik, arkadaşlar.
 
 
Hareketimizin Toplumsal Önemi ve Değeri
Kolektif iradenin adı hareket, camiadır. Bizlerin yapması gereken, kolektif çalışma, dayanışma ve işbirliği içerisinde faaliyetlerimizi sürdürmektir. Bunun için de daha çok, daha nitelikli çalışmalar içerisinde bulunmalıyız.Bu çalışma, sizin ve bizim için Cennet azıkları olacaktır.Bizler bu toplumun vicdanıyız. Bu bakımdan, bu toplumun değerlerini bilen kişiler olmamız gerekir.
İnancı, işin merkezine koymamız gerekmektedir. Eğer inanç merkezde olursa, ekonominin, akademinin, düşüncenin kıymeti sınır tanımaz. Bu yüzden,inancı merkeze koymalıyız. İşte bu inanç, bize izzet kazandıracaktır.
İnsanların, Müslümanların eksikliklerinden ve yanlışlıklarından dolayı Allah’ın dini ile aralarına mesafe koymamalarına dikkat edelim. Diğer oluşumlarla olan ilişkilerdeki tutumumuz, “çoklukta vahdeti aramak” çerçevesinde olsun.
Sizler çok önemli insanlarsınız! Bunu bilin!
 
 
Siz olursanız Suriye’deki, Açe’deki, Keşmir’deki insanlara yardım eli uzanacak.
Dünyada sürekli olarak bir değişim yaşanmakta… Değişmemesi gereken şey, bizim çalışmamızın sembolü yani Allah’ın rızasını kazanma arzusudur. Bu sembolü korumak yoluyla, kendi kodlarımızı kendimizi belirleyerek, fanteziye kaçmadan (gerekli görülen durumlarda) değişimler gerçekleşebilir, bunu bilelim.
Çalışmamızın salahiyeti için birbirimizi idare edelim, gönüllerimizi bir araya getirelim, birbirimizi doğru anlayalım. Bir birbirimizin düşüncelerini dikkate alırsak emin olun ki hiçbir problemimiz olmayacaktır.
 
İnsanı merkeze koyan, medeni düşünce ile birbirini dikkate alan bir yapı olarak İMH’nın, Allah’ın izniyle başarılı olacağına canı gönülden inanıyor, sizleri Allah’a emanet ediyorum.
 
 
 

İMH Günışığı Sabah Namazı Buluşmaları devam Ediyor

27.11.2017

  Çalışmalarımızın bereketini sabah namazıyla beraber yıllarca sürdürdüğümüz
İMH Günışığı Sabah Namazı Buluşmaları ‘Şükür’ Sohbeti ile Başladı

29.10.2017

  İnsan ve Medeniyet Hareketi Günışığı Derneği gönüllülerinin dönem boyunca ayda
Yaz Okulu Defterim

20.06.2017

    Kitap ve defter eğitim ve öğretim faaliyetlerinin olmazsa olmaz iki materyalidir.
Sabah Namazı Buluşması Gerçekleşti

04.05.2017

  30 Nisan 2017 Pazar günü bu dönem sabah namazı buluşmasının 7.sini yaptık. Rabbimi
Münzevi Camii Sabah Namazı Buluşmalarında ‘Tefekkür’ Vakti

05.12.2016

Münzevi Camii Sabah Namazı Buluşmalarında ‘Tefekkür’ Vakti İMH Günışığı temsilcil
Sabah Namazı Buluşmaları Münzevi Camii'nde ‘Adanmak’ Sohbeti ile Başladı

02.11.2016

Sabah Namazı Buluşmaları Münzevi Camii'nde 'Adanmak' Sohbeti ile Başladı İMH Günışığ
“EGOP Yılın Kitap Kurdunu Seçiyoruz” Etkinliği Sınavı Gerçekleştirildi

21.01.2016

“EGOP Yılın Kitap Kurdunu Seçiyoruz” Etkinliği Sınavı Gerçekleştirildi   Oku ki
EGOP çalışması tüm hızıyla devam ediyor

19.01.2016

EGOP çalışması tüm hızıyla devam ediyor İMH Günışığı Derneği'nin gerçekleştirdi
Şirinler Sınıfının Renk Grafiği 1. Rengimiz Kırmızı Çıktı

27.10.2015

Şirinler sınıfının renk grafiği 1.rengimiz kırmızı çıktı      &nbs
Şirinler sınıfı sanat etkinligi dersinde...

27.10.2015

    Şirinler sınıfı sanat etkinligi dersinde dolu dolu vakit geçirdi.  
Gül Bahçesi Çocuk Etkinlikleri Kayıtlarımız Devam Ediyor

01.10.2014

Günışığı Derneğimizin bünyesinde devam eden Gül Bahçesi Çocuk Etkinlikleri Kayıtlar

 

 
dokuztas gencdusunce okumalar yayinlar dusunceokulu
Günisigi Dernegi; Insan ve Medeniyet Hareketi, TGTV ve IDSB üyesidir.

Yazarlar / MAKALELER


IMAGE
Mustafa Yücel
IMAGE
Nihat Demir
IMAGE
Yavuz Selim Yaylacı

ALINTI YAZILAR



 

 

 

UYELER İÇİN