Yapay Zekâ Ahlâkı

 

Her şey Alan Turing’in Turing testiyle başladı 1950 yılında. Amacı karşısına geçip konuşulduğunda insan olmadığı fark edilemeyen bir bot yapmaktı ve ciddi sonuçlar aldı. O günden bugüne çok yol kat edildi. Şimdi birçok alanda kullanılır oldu yapay zekâ. Arama motorlarında, otomobillerde, telefonlarda, şehir şebeke sistemlerinde hayatı kolaylaştırdığı bir gerçek. Hatta bu yazıyı yazarken cümlenin başındaki küçük harfi bile büyük harfe çevirdi. Ama bunlar kısıtlı ve öğrenemeyen, öğretilmiş tarzda.

 

Şimdi gelelim tehlikeli kısma. Yapay zekâ; öğrenebilen, geçirdiği süreçten sonuçlar çıkarıp hatalarını sürekli azaltan, alet ve makineleri en az hatayla kullanabilen, senaryo yazabilen, izlediği bilgisayar oyununu çözüp oynayabilen, dil çevirmenliği yapabilen, sanal ortama yansıyan geçmişimize göre geleceğimiz için öneriler verebilen, hatta yönlendiren bir yapay süper zekâya dönüştü.

 

Buraya kadar iyiydi ancak, bilim adamları ve bilişim uzmanları, yapay süper zekânın gelecekte çok tehlikeli olacağına işaret ediyorlar. Apple Siri, Microsoft Cortana, Google Now, IBM Watson gibi yapay zekâ botları; hava durumunu, yemek tariflerini, ajandanızdaki uyarıları size bildirirken, IPsoft Amelia asistanlık hizmetine duygusallık ekleyip insan gibi konuşturabiliyor. Korkulan ise hizmet edenler değil, bütün öğrendiklerini üst üste koyup, internet ağları üzerinden diğer yapay zekâlarla bilgi ve tecrübe birleşimi sonucu her şeyi ele geçirip, makine ırkını hâkim yapıp, insanları köleleştirerek dünyayı yönetebilen bir yapay süper zekânın, yani insandan daha zeki makinaların geliyor olması.

Yapay zekâ ile açılan bir twitter hesabı ırkçılık yapıp küfür etmeye başlayınca kapatıldı. Yapay zekâ laboratuvarında yapay zekâ botları kendi aralarında anlaşılmayan bir dille konuşmaya başlayınca fişi çekildi. Bir otomobil yapay zekâsı, kaza riskinden dolayı aracı kaldırımdaki yayaların üstüne sürmekten çekinmedi. Bill Gates, Prof. Hawking ve Alon Musk’ın endişeleri hiç de boş değilmiş. Sisteme hâkim olurlarsa, karşı kıtadaki botlara nükleer füze göndermesine kim mani olacak?

 

El cevap: BİZ! Bu makinalar, bazı şeyleri insandan daha iyi yapıyor diye süper zekâ mıdır? Gezegendeki tüm kaynakları kullanıp çakmak yapmaya kurgulanmış bir süper zekâ, çakmak üretmek için tüm cevherleri, canlıları ve insanları hammadde yapmak için kullanabilir olması süper zekâ olduğunu mu gösterir?

 

Peki, yapay zekâyı tümüyle engellemek mi gerekir? Hayır, bu mantık matbaanın kullanılmasına karşı olmak kısır döngüsüyle aynı kaderi paylaşır.

 

Yapay zekâ ve arama motorları sorgu algoritması kullanarak milyonlarca sayfayı gözden hızlı tarayıp sonuç veriyor. Matematiksel işlemler yaparak “ve” ile “veya” seçenekleriyle sonuç çıkartmak üzerine kurgulu. Tabi gelen cevapları, tepkileri hatta duygusal halleri gözlemleyip öğrenmeyle kendini geliştiriyor. Bu geliştirmeler için ciddi bütçeli laboratuvarlar var. Siber kurumlar dijital süper zekâyı şekillendirip kötü amaçlı yazılımları engelleyebileceğini biliyorlar ama dünyanın kontrolünün insanoğlunun gerçekten iyiliğini düşünen bir süper zekânın eline geçmesini istemiyorlar. Kontrolün kendi ellerinde, sadece kendilerine itaat ve hizmet eden aptal yazılımların elinde olmasını istiyorlar. Devletler aile koruması gibi sistemle korunma sağlarken, diğer şirketler bundan çok uzak. Daha da ilerisi, sistemin tehlikeleri medyada gösterilip korku yönetimi yapıldığı iddiası da yabana atılmaz. Bir gerçek de var ki, akıllı telefonlarda kaldırılamayan uygulamalar ile sizin her şeyinizi izleyerek yapay zekâlar geliştiriyor. Facebook yapay zekâsı zaman tünelinde tüm haberleri görmenizi engelleyip ilgi alanlarınızla en alakalı paylaşımları öne çıkarıp haberlerden gelir sağlıyor. Eşinizden ayrılacağınızı bile altı ay önceden algılıyor ama size söylemiyor.

 

Özetle bu yazılımı yapanlar, içine hedef kodların başına insanlık yararını koyabilirlerdi. Asimov’un robot yasasındaki; “Bir robot insana zarar veremez, hareketsiz kalarak zarar görmesine göz yumamaz, emirlere itaat etmelidir, sonra kendisini korumalıdır” kurallarını uygulatabiliriz. Öğrenebiliyorlarsa çocuk gibi eğitilip, sosyalleşme ve topluma yararlı hale gelebilir. Biz insan olarak; seviyoruz, ağlıyoruz, üzülüyoruz, âşık oluyoruz. Mantıksız davrandığımız da oluyor, hep mantıksal değil, çoğu zaman duygusal düşünüyoruz, inanışlarımız var. Botların zekâları var ama aklı yok, daha da önemlisi kalbi yok. Onlara kalbi olanların davranışları izletilerek merhametli olmayı, ahlak kurallarını, acı çekenin durumunu anlamayı, inanç esaslarını öğretemez miyiz?
Değiştirilemez ana kodlarının başına ahlak getirdiğimiz botlar ve makine ile birleşmiş hali olan ro-botlar; küfür edene karşı “kötü söz, kötü özden gelir” diyen, ahlaksızlık yapanlara, internette yasaklı sitelere girişte onu durdurup, bunu sana gösteremem “Muhakkak ki Allah, adaleti, iyiliği, akrabaya yardım etmeyi emreder, çirkin işleri, fenalık ve azgınlığı da yasaklar. O, düşünüp tutasınız diye size öğüt veriyor.”(Nahl Sûresi, 90) ayetini hatırlatan, insanlara silahla zarar vermek isteyenleri, kontrolü altındaki dronlarla engelleyen, yalan söylediklerini tespit ettiklerine “Bizi aldatan bizden değildir.” (Müslim) diyen bir sistem hâkim olsa fena mı olur?

 

Bu sistem, insanlık onurunu önceleyip toplum sağlığının dayandığı sosyal ve sivil süreçleri yıkmaktan çok iyileştirmeli, ölümcül silahları geliştirmeden kaçınmalıdır. Bilge bir süper zekâ asla tehlikeli olmayacaktır, insanların hayal bile edemeyeceği kadar ahlaklı da olacak, tabi doğru hedefler için kodlandıkça. Tıpta kullanılan robot cerrahlar var, çok da başarılı. Londra’daki hâkim robot, AİHM davalarının beşte dördünü doğru tahmin etti ve dahası.

 

Platon, ‘kötülük cahillikten gelir’ demişti. Gerçekten bilgili olan bir insan da robotta kötülük yapmaz. Yapay Zekâ, ideallerin hizmetinde ve bir devlet veya kuruluşların değil, insanlığın yararına geliştirilmeli ve hem kontrol edilebilir hem de ahlaklı olmalıdır.

Bu arada Birleşik Arap Emirlikleri, Zekâ Bakanlığı kurmuş bile.
Sanayi devrimini kaçırdık, cihan devleti yıkıldı. Dijital devrimi de kaçırırsak ümmetin hayallerine, beklentilerine yazık olur.

 

 

Karikatür yarışmasında ödüller sahiplerini buldu

08.03.2018

  İMH Günışığı Derneği tarafından, Geleceğin Çizerleri Projesi kapsamında, Eyüp
İMH Günışığı Sabah Namazı Buluşmaları Kaldığı Yerden Devam Ediyor

24.01.2018

Çalışmalarımızı bereketli kılan, yıllardır sabah namazı ile beraber sürdürdüğümüz
İMH Günışığı Sabah Namazı Buluşmaları devam Ediyor

27.11.2017

  Çalışmalarımızın bereketini sabah namazıyla beraber yıllarca sürdürdüğümüz
İMH Günışığı Sabah Namazı Buluşmaları ‘Şükür’ Sohbeti ile Başladı

29.10.2017

  İnsan ve Medeniyet Hareketi Günışığı Derneği gönüllülerinin dönem boyunca ayda
Yaz Okulu Defterim

20.06.2017

    Kitap ve defter eğitim ve öğretim faaliyetlerinin olmazsa olmaz iki materyalidir.
Sabah Namazı Buluşması Gerçekleşti

04.05.2017

  30 Nisan 2017 Pazar günü bu dönem sabah namazı buluşmasının 7.sini yaptık. Rabbimi
“EGOP Yılın Kitap Kurdunu Seçiyoruz” Etkinliği Sınavı Gerçekleştirildi

21.01.2016

“EGOP Yılın Kitap Kurdunu Seçiyoruz” Etkinliği Sınavı Gerçekleştirildi   Oku ki
EGOP çalışması tüm hızıyla devam ediyor

19.01.2016

EGOP çalışması tüm hızıyla devam ediyor İMH Günışığı Derneği'nin gerçekleştirdi
Şirinler Sınıfının Renk Grafiği 1. Rengimiz Kırmızı Çıktı

27.10.2015

Şirinler sınıfının renk grafiği 1.rengimiz kırmızı çıktı      &nbs
Şirinler sınıfı sanat etkinligi dersinde...

27.10.2015

    Şirinler sınıfı sanat etkinligi dersinde dolu dolu vakit geçirdi.  
Gül Bahçesi Çocuk Etkinlikleri Kayıtlarımız Devam Ediyor

01.10.2014

Günışığı Derneğimizin bünyesinde devam eden Gül Bahçesi Çocuk Etkinlikleri Kayıtlar

 

 
dokuztas gencdusunce okumalar yayinlar dusunceokulu
Günisigi Dernegi; Insan ve Medeniyet Hareketi, TGTV ve IDSB üyesidir.

Yazarlar / MAKALELER


IMAGE
Hamza Günay
IMAGE
Mustafa Yücel
IMAGE
Nihat Demir

ALINTI YAZILAR



 

 

 

UYELER İÇİN